İŞ HUKUKU

 
Hukuk Büromuzda ağırlıklı olarak hizmet verdiğimiz alanlardan biri iş kazasından ve meslek hastalığından doğan maluliyet ve zararlar başta olmak üzere, iş hukuku ve işçi alacaklarından doğan davalardır.
 
 
 
 
 
25.10.2017 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş mahkemeleri kanunu ile iş davalarında dava şartı olarak arabuluculuğa başvurma zorunluluğu getirilmiş olup, arabuluculuğa ilişkin olan 3. 11. ve 12. maddelerin yürürlük tarihi ise 01.01.2018 olarak belirlenmiştir. Bu nedenle 01/01/2018 tarihinden itibaren işçi alacaklarından ödenmeyen veya eksik ödenen maaş ve fazla çalışma ücreti, yıllık izin hakları ve ücretleri, genel ve hafta tatili alacakları ile resmi bayram tatili ücretleri, eşit davranma borcuna aykırılıktan doğan tazminat davaları, işe iade davaları, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, sözleşmeye ve/veya yasaya aykırı uygulamalardan doğan fesih hakkının kullanılması ve bunun mali sonuçları gibi hizmet ilişkisinden doğan bu tür ihtilaflarda arabuluculuk sürecinde müzakereye katılmadan önce ihtilafla ilgili olarak tarafların haklarını öğrenmesi ve tarafların kendi durumuyla ilgili üstün ve eksik noktaları konusunda bilgi edinmesi bakımından danışmanlık hizmeti alınması artık daha da önem kazanmış olup, danışanlarımıza durumu ile ilgili olarak avantajlı olduğu noktalar yanında, dezavantaj oluşturan hususlar hakkında da ön bilgilendirme yapılmakta, talep halinde arabuluculuk faaliyetine katılım sağlanmakta, arabulucu ile sonuç alınamaması halinde yargısal süreçte temsil hizmeti verilerek, izlenecek yolda menfaatlerin en üst seviyede ve en seri biçimde sağlanması amaçlanmaktadır.

İş kazalarından ve meslek hastalığından doğan maluliyete bağlı bedensel zararlar nedeniyle doğan ihtilaflarda ise arabuluculuk dava şartı olmamakla birlikte, arabulucuya başvurmakta bir engel de bulunmamaktadır. Bu noktada da, dava yoluna başvurmadan önce maluliyetin tespiti ve maddi zararın hesaplanması sürecinde destek ve danışmanlık hizmeti verilmekte olup, dava dışı yoldan veya dava yoluyla zararın tazmini sağlanmaktadır.
Sigortalılığın tespiti davası gibi, tarafların tasarrufunu aşan ve bir yanını devlet kurumunun oluşturduğu davalarda da arabuluculuk yoluna başvurmak olanaklı olmadığı için doğrudan dava yoluna gitmek gerekmekte olup hukuk büromuz bu konuda da destek vermektedir.